Judith Butler, toplumsal cinsiyetin erkek ya da kadın bedenine sahip olmamıza bağlı olarak öze ilişkin, sabit bir kimlik olmadığını söyleyerek günümüzde akışkan cinsellikler olarak adlandırılan yeni cinselliklerin de kavramsal temelini belirlemiştir. Butler’a göre toplumsal cinsiyet olduğumuz değil, yaptığımız bir şeydir.*
Toplumsal cinsiyet rollerini çok güzel şekilde yansıtan bir dizi olan Fleabag, oldukça varoluşsal bir dizi olmasının yanı sıra izlerken zaman zaman rahatsız edici tarafları da olabilen bir dizi. Yüzleşmek istemediğimiz yönlerimizle karşılaştığımız, bazen içten içe onu yargılarken bulduğumuz anlar olabiliyor. Fleabag, dizide toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız, olmayı seçtiği kişi olarak karşımıza çıkıyor.
Fleabag’de ilk sezon boyunca kontrolün kendisinde olduğu bölümler izlerken, ikinci sezonda kontrolü bıraktığını görüyoruz. Hata yapabildiğimizi, bazen özgürleşebilmek için mükemmel olmamayı seçmeyi, insan olmanın ikilemlerini, duygularımızla karşılaşınca hissettiğimiz kırılganlığı, sahip çıkmak istemediğimiz taraflarımızı, “yasın tutulamayışını”, ilişkilerde yakınlıktan korkup temas edememeyi, hayatta sadece mutluluğun olmadığını ve bazen sevmeye cesaret edemeyen birinin o kişiyle birlikte olmasa dahi sevdiğini söylemesinin yeterli ve özgürleştirici olduğunu izliyoruz.
Özetle, hiçbirimiz mükemmel değiliz. Hata yaptık, yapıyoruz, yapacağız.
*Kadınlar Erkekler, Psikanaliz Buluşmaları 11

Yorum bırakın