Farkında Olmak, Değişmek İçin Yeterli mi?

“Bunun farkındayım ama yine de değiştiremiyorum.”

Terapi odasında sık duyduğumuz cümlelerden biri bu olabilir. Neden aynı ilişkisel örüntülerin içinde kaldığımızı, kendimizi ne kadar eleştirdiğimizi ya da hangi durumlarda kaygılandığımızı biliyor olabiliriz. Peki bir şeyi bilmek, gerçekten onun farkında olmak anlamına gelir mi?

Geştalt terapi açısından farkındalık, yalnızca yaşadığımız şeyi zihinsel olarak anlamaktan daha fazlasıdır. Clarkson ve Mackewn’e (1993) göre farkındalık; kişinin kendisiyle, çevresiyle ve kendi varoluşuyla temas kurabilme kapasitesidir. Dolayısıyla yalnızca düşüncelerimizi değil; bedensel duyumlarımızı, duygularımızı, ihtiyaçlarımızı ve çevremizle nasıl temas kurduğumuzu da içerir.

Örneğin “Kaygılandığımın farkındayım” demekle; kaygılandığım anda nefesimin değiştiğini, bedenimin gerildiğini, zihnimden hangi düşüncelerin geçtiğini, ne yapmak istediğimi ve çevremle ilişkimi nasıl değiştirdiğimi fark etmek aynı şey değildir.

Farkındalık Şimdi ve Burada Gerçekleşir

Geştalt terapinin temel kavramlarından biri “şimdi ve burada”dır. Bu, geçmişi konuşmamak ya da geleceği düşünmemek anlamına gelmez. Aksine geçmişi hatırlarken ya da geleceği düşünürken yaşadığımız deneyimin şu anda gerçekleştiğine dikkat çeker.

Bu nedenle terapide yalnızca “Ne oldu?” değil, “Bunu şimdi anlatırken sende ne oluyor?” sorusu da önemlidir. Kişinin anlatırken ortaya çıkan duygusunu, bedenindeki değişimi, düşüncelerini ve davranışlarını fark etmesi yaşantısıyla daha bütünlüklü bir temas kurmasını sağlar (Perls, Hefferline ve Goodman, 1951; Daş, 2018).

Farkındalık Bize Ne Sağlar?

Bazen yaşadığımız sorunun bir kısmının zaten farkındayızdır:

“Çok düşünüyorum.”

“Kendimi sürekli eleştiriyorum.”

“İlişkilerimde hep aynı şeyi yapıyorum.”

Ancak farkındalık derinleştikçe yalnızca ne yaptığımızı değil, bunu nasıl yaptığımızı da görmeye başlarız. Kendimizi eleştirirken hangi duygunun ortaya çıktığını, bedenimizde ne olduğunu, aslında neye ihtiyaç duyduğumuzu veya çevremizden ne beklediğimizi fark edebiliriz.

Geştalt yaklaşımında bu süreç sahiplenme, sorumluluk ve seçme ile ilişkilidir. Kişi önce yaşadığı duygu, düşünce, duyum ve ihtiyaçları yargılamadan fark eder; ardından kendi deneyimine nasıl katıldığını görmeye ve farklı seçeneklerinin olabileceğini keşfetmeye başlar.

Bu nedenle farkındalık, Geştalt terapide kendi başına bir amaç değildir. Kişinin kendisiyle ve çevresiyle daha canlı temas kurabilmesinin, ihtiyaçlarını tanıyabilmesinin ve otomatik tepkilerinin dışında başka seçenekler görebilmesinin yollarından biridir.

Belki de değişim her zaman “Nasıl farklı olabilirim?” sorusuyla başlamaz.

Bazen önce şu soruya ihtiyaç vardır:

“Şu anda ne yapıyorum ve bunu nasıl yapıyorum?”

Kaynaklar

Clarkson, P. & Mackewn, J. (1993). Fritz Perls. Sage Publications.
Daş, C. (2018). Geştalt Terapi: Bütünleşmek ve Büyümek. Altınordu Yayınları.
Perls, F. S., Hefferline, R. F. & Goodman, P. (1951). Gestalt Therapy: Excitement and Growth in the Human Personality. Dell Publishing Company.

Yorum bırakın